Haber Detayı

YARGI GÖREVİ AYRICALIĞIN DEĞİL, LİYAKATİN VE GÜVENCENİN KONUSUDUR

Hukuk devletinin temelini, yalnızca kanunların varlığı değil; bu kanunları uygulayan kurumların bağımsızlığına, tarafsızlığına ve eşitlik ilkesine duyulan güven oluşturur. Bu güvenin en önemli dayanaklarından biri, hakimlik ve savcılık mesleklerine kabul süreçlerinin liyakat, objektiflik ve hukuki güvenceler çerçevesinde yürütülmesidir.

Ankara 2 No’lu Baro Başkanının, baro üyesi avukatların hakimlik ve savcılık mesleklerine geçiş süreçlerinde referans olduklarına ve Bakanlık tarafından baroya ayrıcalık tanındığına ilişkin kamuoyuna yansıyan açıklamaları, yargı bağımsızlığı ve mesleğe kabul süreçlerinin eşitliği bakımından ciddi soru işaretleri doğurmuştur.

Öncelikle belirtmek gerekir ki avukatların mesleki gelişimlerini desteklemek, genç meslektaşların kamu görevlerine ilişkin süreçlerde bilgi ve rehberliğe erişimini sağlamak, baroların mesleki dayanışma anlayışıyla bağdaşabilir. Ancak bu destek ile kamu görevlerine erişimde herhangi bir kişi, grup veya kuruma diğerlerinden farklı bir konum sağlandığı izlenimi arasında açık bir sınır bulunmaktadır.

Hakimlik ve savcılık, kişisel referansların veya kurumsal yakınlıkların değil; kanunla belirlenmiş ölçütlerin, nesnel değerlendirmelerin ve liyakatin esas alınması gereken kamu görevleridir. Sürecin yalnızca hukuka uygun yürütülmesi yeterli değildir; aynı zamanda hukuka uygunluğa ilişkin kamuoyu güvenini zedeleyecek belirsizliklerden de mümkün olduğunca uzak olması gerekir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesi ile 138, 139 ve 140’ıncı maddelerinde yer alan yargı bağımsızlığı, hakimlik ve savcılık teminatı hükümleri, bu konudaki hassasiyetin anayasal temelini oluşturmaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76’ncı maddesi de barolara hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma görevi vermektedir.

Bu çerçevede, kamuoyuna yansıyan ifadelerin açıklığa kavuşturulması; mesleğe kabul süreçlerinde hangi ölçütlerin uygulandığının ve tüm adaylar bakımından eşitlik güvencesinin nasıl sağlandığının şeffaf biçimde ortaya konulması önem taşımaktadır.

Sakarya Barosu olarak, hiçbir kişi veya kurum hakkında peşin hüküm oluşturmaksızın; adalete duyulan güvenin korunması ve güçlendirilmesi için ilgili tüm kurumları, mesleğe kabul süreçlerinde şeffaflığı ve objektifliği güvence altına almaya; tüm hukuk aktörlerini ise yargı bağımsızlığını, eşitliği ve etik değerleri titizlikle korumaya davet ediyoruz.

Adaletin gücü, ayrıcalıklı ilişkilerden değil; hukuka, liyakate ve eşitliğe duyulan güvenden gelir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

SAKARYA BAROSU