SAKARYA
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
HaziranTemmuzAğustos
PztSalÇarPerCumCmtPaz
262728293012
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31123456
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
Tarih: 08.03.2017 | Okunma Sayısı: 222 | | |

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Sakarya Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Esra Turgut tarafından bir basın açıklaması yayımlandı.

 

ÖZGÜRLEŞME VE DAYANIŞMA GÜNÜ
 

Bu günün, kutlama değil kadının, örgütlenme ve eşit yaşam hakkı için mücadelenin simgesi olduğuna dikkat çeken Av. Esra Turgut: “8 Martlar dünyanın her yerinde, her şehrinde kadının özgürleşme ve dayanışma günüdür.”dedi.

 

DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY KADINLARIN AZMİ
 

Tarihten bu yana kadınların haklarını elde etmek uğruna sürekli mücadele verdiklerini belirten Av. Turgut “Bu süre içinde değişmeyen tek şey kadınların mücadele azmi ve kendilerini geliştirme iradesidir.”şeklinde kaleme aldığı basın açıklamasında, günümüzde de gerek iş hayatı gerek sosyal hayatta kadınların yaşadıkları sıkıntılara dikkat çekti.

Kadını korumak adına yapılan bazı yasal düzenlemelerin de yetersiz olduğuna dikkat çeken Av. Esra Turgut, özellikle şiddet kaynaklı vakaların önüne geçebilmek adına yapılan bu düzenlemelerin sınırlı olduğunu ve süreklilik arz etmediğini ifade etti.

 

“İSTEMEDİĞİMİZ HER ŞEYE HAYIR”
 

“Kadınlar olarak istemediğimiz her şeye hayır diyoruz.” sloganı ile, kadınların toplum hayatından çekilmeye çalışılmasına, sadece ana olarak gören, kariyer olanaklarında ikinci sınıf sayılmasına, edep, iffet ve namusu kadının vücudu üzerinden tanımlayan erkek egemen anlayışa, baskıya, işkenceye uğramasına, öldürülmesine “Hayır” şeklinde kaleme aldığı basın açıklamasında: “Kadınların ölüm ve şiddet kavramlarıyla yan yana anılmadığı, aksine umut, cesaret ve özgürlüğün kadınla özdeşleştiği günlere erişmek temennisiyle Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.” diyen Av. Esra Turgut tüm kadınların bu anlamlı gününü kutladı.

Sakarya Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Esra Turgut tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yayımlanmış olan basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

 

160 YIL
 

8 Mart 1857… ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında başlattığı grevin bastırılması için polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçinin can vermesi ile sonuçlanan ve dünya kadınlar günü ilan edilmesine yol açan olayın üzerinden günümüze kadar geçen 160 yıl boyunca değişmeyen tek şey kadınların mücadele azmi ve kendilerini geliştirme iradesidir.

 

İNSANCA YAŞAMAK

 

8 Martlar kadının, örgütlenme ve eşit yaşam hakkı için mücadele günlerinin simgesidir. 8 Martlar dünyanın her yerinde, her şehrinde kadının özgürleşme ve dayanışma günüdür.

Kadınlar kendi insan haklarını elde etmek, insanca yaşamak konusunda mücadele ederken bazen işlerinden, bazen vücut bütünlüklerinden bazen de hayatlarından oldular. Töre cinayetine kurban giden Güldünyaları, Amine Demirtaşları, erkek şiddetinden yaşamını yitiren Özgecan Aslanları, Münevver Karabulutları unutmak mümkün değil…

Uğramış oldukları her çeşit şiddetin dışında iş hayatında da layık oldukları pozisyonlarda göremediğimiz kadınlar aynen bir zümrüdü anka gibi küllerinden her defasında yeniden doğarak hayata tutunmuştur.

 

“KADINLAR VARSA İMKANSIZ YOKTUR”
 

Kadınlar, çok da yeterli olmayan yasal düzenlemelerle hayatta ve ayakta tutulmaya çalışılsa da yasaların koruması sınırlı ve süreklilik arz etmemektedir. Bu nedenle her şeyden önce önemli olan, kadınların kendi hayatlarının dizginlerini eline alması, kendi kişiliklerinin, emeklerinin ve değerlerinin farkına varmasıdır. Kadınlar, kendilerine biçilen geleneksel rollerden sıyrıldıklarında, kendisine dayatılanı değil, kendi seçtiği hayatı yaşadığında, her şeye rağmen yapabilirim, başarabilirim inancıyla yola çıktığında önündeki her engeli aşma potansiyeline sahip, yaratıcı varlıklardır. Bunun en güzel örneğini, tarlada çalışarak biriktirdiği para ile kadına karşı şiddet sorununu anlatan “Yün bebek” filmini yazıp, yöneten ve bu filmle New York Avrasya Film Festivali’nde “Sinemada en iyi Avrasyalı Kadın Sanatçı” ödülünü alan Ümmiye Koçak bizlere göstermiştir. Kadınlar varsa imkansız yoktur.

 

“HAYIR”
 
Kadınlar olarak istemediğimiz her şeye hayır diyoruz:

· 

Kadını toplum yaşamından çekmeye çalışan, kadını sadece ana olarak gören, kariyer olanaklarında ikinci sınıf sayan anlayışa HAYIR

Kadının; hayatını, kariyerini, sokakta gezip gezemeyeceğini, gülüp gülemeyeceğini, kaç çocuk doğuracağını, nasıl doğuracağını söyleyen, edep, iffet ve namusu kadının vücudu üzerinden tanımlayan erkek egemen anlayışa HAYIR

Namus kavramının kadın cinselliğiyle özdeş görüldüğü sistemde, töre-namus adı altında baskıya, işkenceye uğramasına, öldürülmesine HAYIR

İşyerinde, sokakta, evde; taciz, tecavüz ve saldırıya maruz kalmasına HAYIR

Nedeni ya da tarafı olmadıkları savaş politikalarının bedelini ödemeye mecbur bırakılarak; acı, gözyaşı ve göçe itilmesine HAYIR

Kadınların sistem tarafından ucuz işgücü olarak görülüp; güvencesiz, kayıt dışı, düşük ücretlerle çalıştırılmasına HAYIR

Kadınların ölüm ve şiddet kavramlarıyla yan yana anılmadığı, aksine umut, cesaret ve özgürlüğün kadınla özdeşleştiği günlere erişmek temennisiyle Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.


                                                        Av. Esra TURGUT SAKARYA BAROSU

                                                      KADIN HAKLARI MERKEZİ BAŞKANI

23.07.2017 Pazar